Hoşgeldiniz! - Blogcu
Hoşgeldiniz!

Hakkımda

Atatürk'ün izindeyim.



Son Yazılarım

  • YAZIKLAR OLSUN!
  • BIKTINIZ ARTIK DEĞİL Mİ? :)))
  • TÜRKAN SAYLAN...
  • ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN!
  • MERHABA!
  • PRENSES "MELEK" OLDU :((
  • İZİN İSTİYORUM...
  • ATATÜRK ARBORETUMU GEZİSİ...
  • AŞIKLAR İÇİN HER GÜN SEVGİLİLER GÜNÜDÜR...
  • BARIŞ MANÇO'YU ANDIK...


  • Bağlantılarım

    Ana Sayfa
    Profilim
    Arşiv
    Negatif.Com
    FotoKritik.Com

    Kategoriler


    Arkadaşlarım

    Oyum ben
    antartika
    hasretsenfonileri
    Blogcu Yardım
    muratena
    tdarkness
    prensesimveben
    uzaksevda1941
    aylin toygun
    sehnaz62
    arzu55
    shortstorydunyasi
    kedilerimveben
    misscritic
    hasan güler
    kediperisi
    melekolankedilerimiz
    heartagram
  • YAZIKLAR OLSUN!

    ŞEHİTLERİMİZİN

    KEMİKLERİ

    SIZLIYOR!


    Tarih: 23:24, 22/10/2009 Kategori: SIYASET
    Yorum (10) | Yorum yaz | Bağlantı

    BIKTINIZ ARTIK DEĞİL Mİ? :)))

    Mayıs ayından beri sayfamın baş köşesini Türkân Saylan'a bırakmıştım. Gelen giden dostlarım için yeni bir sayfa açayım artık diye düşündüm. Ama birşeyler yazmaya pek niyetim yok, isteğim de yok çünki...

    Sadece beni unutmayan, gelip hatırımı soran, selam ve sevgilerini bırakan çok özel arkadaşlarım için, yüreğimin derinlerinden sıcacık duygularımı yansıtmak istiyorum sevgili arkadaşlarıma. İyi ki varsınız...
    Kalp

    Sevgili dostlarıma sevgilerimi nasıl yansıtabilirim? Tabi ki fotoğraflarımla. Haziran ayındaki Karadeniz gezimizden fotoğraflarımla. Aşağıdaki fotoğraflar sırasıyla: Artvin Borçka-Karagöl, Ayder, Çamlıhemşin tarafları ve son olarak Zilkale... Karadeniz cennetine buyurun... Sevgilerimle...
    Gülümse














    Tarih: 22:46, 6/9/2009 Kategori: DOGA-MANZARA-GEZI
    Yorum (16) | Yorum yaz | Bağlantı

    TÜRKAN SAYLAN...



    Türkan Saylan yıllardır sürdürdüğü kanserle savaşını kaybetti ve sonsuzluğa uçuverdi...

    İnternette az önce bu yazıma eklemek için bir fotoğrafını aramak istedim. Arama sonuçlarının en büyük bölümü, dinci kesimin onun için yazdığı yazılardan oluşuyordu. Meğer dincileri ne kadar korkutuyormuş, ne kadar nefret ediyorlarmış ondan.

    Gördüğüm bazı yazıları hayretle, çoğunlukla da dehşetle okudum... Büyük bir savaş açmışlar Türkan Saylan'a. Şu anda ne büyük sevinç duyuyorlardır ondan kurtuldukları için... Onun hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki. Ama hayat öyküsünü hemen hemen herkes biliyor. Ancak bu hayat öyküsüne bazı kesimlerin bakış açısı, bu ülkenin götürülmek istendiği yeri göstermesi açısından çok önemli.

    Bu konuda daha fazla yazmak istemiyorum. Çünki okuduklarım yüzünden içim öfkeyle dolup taşıyor. Türkan Saylan hocamıza rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun, nurlar içinde yatsın. Çağdaş yaşamı hayat tarzı olarak seçen herkesin başı sağolsun!



    Tarih: 21:00, 18/5/2009 Kategori: YASAM
    Yorum (21) | Yorum yaz | Bağlantı

    ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN!




    Bu e-kart'ı bana çok sevdiğim bir arkadaşım göndermişti.

    Ben de bugün anneler günü kutlamasını, benim için çok özel olan bu kartla yapmak istedim.

    Bütün arkadaşlarımın anneler gününü kutluyor, sevdikleriyle birlikte doyasıya mutluluklar diliyorum.

    Tarih: 01:04, 10/5/2009 Kategori: PAYLASIM
    Yorum (10) | Yorum yaz | Bağlantı

    MERHABA!

    Dönüş diyebilir miyiz bu yazıma bilmiyorum. Sürekliliği olacak mı onu da bilmiyorum. Belki paylaşmak istediğim konular olursa birşeyler yazabilirim ara sıra. Ama son zamanlarda benim içimden güzel şeyler yazmak gelmiyor. Neden? Çünki Türkiye'de güzel şeyler olmuyor, özellikle son zamanlarda. Bunları göre göre mutlu olmak, lay lay lom bir yaşam sürmek benim için kolay değil.

    Gördüğüm/gördüğümüz, yaşadığım/yaşadığımız olayların içinde olmasam da, bu olayları içimde hissetmediğim, acısını duymadığım anlamına gelmiyor. Hatta gereğinden fazla beni etkiliyor herşey. İsyan ediyorum, kahroluyorum, sorguluyorum, üzülüyorum ama değiştirmek ya da yanlışları düzeltmek veya engel olmak adına elimden birşey gelmemesi, geleceğe olan inancımı sarsıyor...

    Ülkemizin geleceği beni endişelendiriyor. Kendi geleceğim için değil, kızımın, çocuklarımızın, gençlerimizin geleceği için korkuyorum.
    Siyasilerin yaptığı politik yanlışların çocuklarımızın geleceğini ipotek altına aldığını düşünüyorum. Toplum düzenimiz altüst oldu. İnanılmaz bir kutuplaşma/bölünme yaşıyoruz.

    Bunun dışında günümüzdeki olumsuzluklar içinde, işin en acı yanı, toplumdaki sayıca kalabalık, eğitim düzeyi düşük, yardımla yaşayan kesimin, geleceğimiz üzerinde etkili olduğu gerçeğidir. Sadece bugünkü nafakasını düşünmek amacında olan insanları, bu halde bırakarak, oy deposu olarak saklamak, onları bizim ödediğimiz vergilerle, siyasi amaçlar uğruna yardım adı altında, sadakayla yaşamaya alıştırmak, günü gelince de "yardımı ben verdim, karşılığını öde" anlayışıyla sandığa yöneltmek nasıl bir anlayıştır?

    Bütün bu ifadelerim sonucunda, benim gibi düşünen bütün arkadaşlarımı, bugünlerde internette başlatılan bir kampanyaya katılmaya davet ediyorum. Kampanyaya her bilgisayardan sadece 1 kere tıklama yapılabiliyor. Bu kampanya önümüzdeki Genel Seçim'e kadar devam edecek...

    Herkese sevgilerimle...

    http://www.helaletmiyorum.org/


    Tarih: 18:14, 24/4/2009 Kategori: SIYASET
    Yorum (10) | Yorum yaz | Bağlantı

    PRENSES "MELEK" OLDU :((


    Canım arkadaşım Müjde'ciğimin biricik kızı, can yoldaşı, PRENSES'i, dün gece itibariyle (4.4.2009) göklere uçtu... "Melek" oldu.
    Bu gece bu haberi aldığımda hasta olduğunu bilmeme rağmen çok ama çok üzüldüm.:((

    Sevgili arkadaşıma Allah'tan sabır diliyorum.Ne desem üzüntüsüne çare olamaz biliyorum, ama acılarının son bulduğunu düşünüp teselli olmasından başka elimizden birşey gelmiyor.

    Müjde'ciğim, canım arkadaşım, acına bütün kalbimle katılıyorum. Başın sağolsun:((

     

    Tarih: 23:42, 5/4/2009 Kategori: PAYLASIM
    Yorum (13) | Yorum yaz | Bağlantı

    İZİN İSTİYORUM...



    Sevgili arkadaşlarım,

    Bugünlerde müthiş bir gönül yorgunluğu yaşıyorum sanki. Çok keyisizim, isteksizim. Sayfama birşey yazamıyorum. İçimden konuşmak gelmiyor, aynı şekilde yazmak da gelmiyor. Derin bir suskunluk içindeyim.

    Bu suskunluk sırasında sadece fotoğraf çekiyorum. Blogcu'nun fotoğraf kapasitesi sınırlı. Doldurmama az kaldı. Ben de beğendiğim ve sergilemeye değer bulduğum fotoğrafım olursa www.fotokritik.com'a aktarıyorum. (http://www.fotokritik.com/kullanici/Anjelika7) Şimdilik böyle devam etmeyi düşünüyorum.

    Bu akşam birkaç arkadaşımı ziyaret edebildim. İşin ilginç yanı sevgili uzaksevda arkadaşımız da bir veda yazısı yazmış. Aynı şeyi düşünüyor olmama rağmen, onun yazısını okuyunca çok üzüldüm. Ona da bir yorum yazdım ama, görür mü bilmem?

    Uzun lafın kısası, ben şimdilik sizlerden izin istiyorum. Hepinizi çok seviyorum... Sevgiyle kalın.

    Anjelika

    Tarih: 23:12, 3/3/2009 Kategori: PAYLASIM
    Yorum (24) | Yorum yaz | Bağlantı

    ATATÜRK ARBORETUMU GEZİSİ...


    İstanbul'da yaşayan kaç kişinin bilgisi vardır bu konuda bilmiyorum. Ama İstanbul'da bir "Arboretum" (canlı ağaç müzesi) var. Üstelik de Atatürk'ün adı verilen bir Arboretum. Kemerburgaz sınırları içinde. Doğaya meraklı olanlar için, gezmekten zevk alınacak bir yer. Yalnız hafta içi giriş serbest olmasına karşın, hafta sonları sadece üyeler ve randevu alan gruplar girebiliyormuş. Eşimin izinli olduğu bir hafta içi, çok görmek istediğim bu yere gitmeye karar verdik. Arboretum'un önünden geçen yol kenarına çakıllar konulmuş, ziyaretçilerin arabalarını park etmeleri için. İçeri araçla girilmiyor.

    Tabi ben bir kamera ve küçük fotoğraf makinemi kapıp, daldım içeri heyecanla. Beğendiğim her yeri görüntülemeye çalıştım. Buraya hepsini aktaramam tabi, ama sırayla birkaç fotoğrafla, gezimizi sizlere de aktarmaya çalışacağım.

    Canlı ağaç ve bitki müzesinde yüzlerce çeşit bitki ve ağaç var. Bunların önlerine küçük levhalar konulmuş, isimlerini oradan öğreniyoruz.

    Arboretum içinde 2 de gölet var. Bu küçük olanı. İçlerinde bir kaç ördek de vardı. Etrafta bol miktarda köpek gördüm. Ama hiç kedi göremedim. :((

    Suyun, yeşilliğin ve hayvanların olduğu böylesi yerlere bayılıyorum. :))

    Bu alandaki gölet büyük olanı. En güzel görüntüler de buradaydı...

    Ben kendi makinamla fotoğraf çekerken, kızım da diğer kamerayla etrafı görüntülüyordu. Eee,  malûm, armut dibine düşermiş, değil mi? O da beni çekti.

    Kış mevsiminde olduğumuz için, yaprak döken ağaçlar kupkuru görünüşteydiler elbette. Bu halde bile burası bu kadar güzelken, baharda ve yazın kimbilir nasıl güzel oluyordur?

    Bu göletin çevresini kızımla beraber dolaştık, her tarafından fotoğraflar çektik. Dijital makinalar büyük kolaylık, çektiğinizi anında görüyor, beğenmediğinizi hemen siliyorsunuz. Film banyo ve baskı derdi de yok...

    Vee kapıya doğru çıkış yoluböyle görünüyordu...

    Kapıdan çıkıp, arabamızın yanına gittiğimizde ise ne gördük dersiniz?

    Evet, görüldüğü gibi, arabamızın sağ arka camı, kimliği meçhul kişilerce tuzla buz olacak biçimde kırılmış, kızımın arka kanepede bıraktığı keten çantası çalınmıştı. Allah'tan içinde çok değerli şeyleri yoktu. Yarı yıl tatilinde büyük hevesle ve merakla okuduğu seri kitabın 2.si ve MP4'ünün 3 ayaklı hoparlorü vardı. Çok üzüldük yine de... :(( Bu güzel günün böyle bitmiş olmasına üzüldük en çok da. Jandarma geldi, zabıt tuttu. Daha önce de olmuş burada bu olaylar. Ama güvenlikçiler uyarmadı hiç bizi. İş işten geçtikten sonra "Vah vah vah" larla geçiştirdiler. Kıssadan Hisse: Siz siz olun, arabalarda görünür yerde çanta bırakmayın... Nerede olursa olsun. :((

    ATATÜRK ARBORETUMU

    Orman Fakültesi karşısı, Kemerburgaz Asfaltı üzeri, Bahçeköy , Sarıyer
    t (0212) 226 19 29

    web sitesi
    Statüsü :  Çevre ve Orman Bakanlığı'na bağlıdır.
    Açılış Kapanış :  Nisan - Ekim: 08:30 - 20:00
    Ekim - Nisan: 08:30 - 17:00
    Gruplar en az 15 kişi olmak kaydıyla ve randevu alarak, ücretli gezebilirler. Hafta sonu ücretli serbest giriş kartı olan kişiler gezebilir.
    Giriş kartı idare tarafından 1 yıl geçerli olmak üzere verilir.
    Belgrad Ormanı'nda, Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı Orman İşletme Şefliği'dir. Arboretumun kelime anlamı canlı bitki müzesi olup, burada iklim koşullarının elverdiği ölçüde dünyanın pek çok yerinde yetiştirilen bitki türleri görülebilir.


    Tarih: 15:27, 20/2/2009 Kategori: DOGA-MANZARA-GEZI
    Yorum (10) | Yorum yaz | Bağlantı

    AŞIKLAR İÇİN HER GÜN SEVGİLİLER GÜNÜDÜR...

    SEVGİLİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN!






    (Bu harika fotoğrafları www.yenimakale.com'dan aldım. Bu siteyi hazırlayanlara teşekkür ediyorum...)



    Tarih: 23:50, 13/2/2009 Kategori: YASAM
    Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı

    BARIŞ MANÇO'YU ANDIK...



    Barış Manço'nun 10. ölüm yıldönümü nedeniyle, 3 ŞUBAT salı günü bir etkinlik düzenlendi. İDO'nun tahsis ettiği "BARIŞ MANÇO" vapuru, Moda iskelesinden kalktı, Kanlıca'ya "Barış'severleri" taşıdı. Ben de vapurdaydım, eşimle birlikte. Şimdi bu güzel anma gezisini, benim kameramla sizler de burada göreceksiniz.

    Moda iskelesi ve BARIŞ MANÇO vapuru... Sabah hava puslu ve biraz yağmurluydu o sabah, ama katılım yoğundu doğrusu...

    Vapurda Barış Manço'nun sesinden kendi şarkılarını dinledik, hep bir ağızdan eşlik ettik şarkılara. Oğlu Doğukan ve eşi Lale hanım bu güzel organizasyonun baş köşesindeydiler. Kurtalan ekspres de yine Barış şarkılarıyla katıldı bu anlamlı geziye...

    Katılanlar arasında Yonca Evcimik de vardı.... Her zamanki tatlılığı ve güzelliğiyle. Kamerama böyle gülümsedi.

    Martılara simitler attık, onlar da hep peşimizdeydiler.O kadar çok martı vardı ki çevremizde, bir sürü fotoğraflarını çektim... Bu arada boğazın güzel kıyılarını ve yalılarını da görüntüledim elbette...

    Bu fotoğrafı 2. köprü, yani Fatih Sultan Mehmet köprüsünün altından geçerken çektim...

    Boğaz o kadar harika güzelliklerle dolu ki, defalarca da görsem, yine de hayranlık duyuyor, seyretmeye doyamıyorum...

    Kanlıca'da vapurdan indikten sonra 3 belediye otobüsü yolcuları bekliyordu ama, o kalabalığa 3 otobüs yetmezdi elbette. Biz otobüsün birine, tıkış tıkış girip yukarı çıktık, ama kalanlar ne yaptı bilmiyorum.

    Barış Manço'nun mezarının başına yaklaşabilmek mümkün değildi doğrusu. Ben başka boş bir mezarın üstünden, ancak bu kadar görebildim ve dua ettim.

    Dönüşte otobüse binmek yerine, kestirme olan yoldan aşağıya yürüyerek indik... İşte o iniş yolu...

    Yoldan inerken yine çok güzel evler vardı. İşte onlardan biri, görüntülemeden geçemezdim tabi ki...


    Burası Kanlıca meydanı. Vapurumuz bizi bekliyor...

    Kanlıca'nın muhteşem güzel kedileri... Kendilerine simit atan ziyaretçilerine böyle, hep birlikte poz verdiler... Hepsi çok güzeldiler...


    Kanlıca, İstanbul'un en güzel semtlerinden biri. Burası da iskelesi...


    Ve bendeniz, vapura binmeden önce...


    Vapurumuz dönüşte Kadıköy'de inecekleri bıraktıktan sonra, iskeleden ayrılırken, inenler tarafından böyle el sallanarak uğurlandı, Moda'ya doğru.

    Vee tekrar Moda iskelesi. Yolculuğumuz sona erdi...


    Vapurdan indikten sonra eve dönerken, Barış Manço'nun evinin önünden geçtik. Evinin kapısına ölümünden sonra kabartma heykeli yaptırılmış...

    Sevgili Barış Manço için yaptığımız 10. yıl anma gezisi bu şekilde geçti işte. Çok güzeldi. Bu organizasyonu planlayan ve emeği geçen herkese ve de vapuru tahsis eden İDO'ya çok teşekkürler...

    Tarih: 21:11, 5/2/2009 Kategori: DOGA-MANZARA-GEZI
    Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı

    <- | Sonraki Sayfa ->