Türkan Saylan yıllardır sürdürdüğü kanserle savaşını kaybetti ve sonsuzluğa uçuverdi...
İnternette az önce bu yazıma eklemek için bir fotoğrafını aramak istedim. Arama sonuçlarının en büyük bölümü, dinci kesimin onun için yazdığı yazılardan oluşuyordu. Meğer dincileri ne kadar korkutuyormuş, ne kadar nefret ediyorlarmış ondan.
Gördüğüm bazı yazıları hayretle, çoğunlukla da dehşetle okudum... Büyük bir savaş açmışlar Türkan Saylan'a. Şu anda ne büyük sevinç duyuyorlardır ondan kurtuldukları için... Onun hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki. Ama hayat öyküsünü hemen hemen herkes biliyor. Ancak bu hayat öyküsüne bazı kesimlerin bakış açısı, bu ülkenin götürülmek istendiği yeri göstermesi açısından çok önemli.
Bu konuda daha fazla yazmak istemiyorum. Çünki okuduklarım yüzünden içim öfkeyle dolup taşıyor. Türkan Saylan hocamıza rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun, nurlar içinde yatsın. Çağdaş yaşamı hayat tarzı olarak seçen herkesin başı sağolsun!
Başlıktaki ifade bana ait değil. RealAge Haber'den... Sloganı "Sağlıklı Yaşam Rehberiniz" olan RealAge'in bültenlerinde çok ilginç ve yararlı bilgiler yer alıyor da, çoğunu okumaya bile fırsat bulamıyorum ne yazık ki.
12 Ocak 2009 tarihli bültende editör Ozan Vural'ın aktardığı yazıda çok ilginç bir konu var. Aynı duyguları ve söylemleri ben de yaşadığım için, arkadaşlarımla paylaşmamın uygun olacağını düşündüm. Belki aynı sorunlar, hepimizin sorunlarıdır... Öyleyse çözüm arayalım, değil mi? Konumuz: "KADINLARI SABOTE EDEN CÜMLELER"... Öğrenelim mi neymiş?
KADINLARI SABOTE EDEN 12 CÜMLE...
Kişinin kendi kendine yaptığı olumsuz iç konuşmalar nedeniyle özgüveninin düşmesi ve kendini gerçekleştirmesinin engellenmesi olarak tanımlanan “Self Sabotaj”, daha çok çocukluk döneminde öğrenilen hatalı düşüncelerden kaynaklanıyor.
International Hospital'dan Psikolog Dr. Ferahim Yeşilyurt, klinik psikolojide/ psikiyatride bir hastalık olarak tanımlanmasa da, olumsuz iç konuşmaların bazı psikolojik sorunlara neden olarak rahatsızlığın şiddetini artırabildiğini söylüyor.
Psikolog Dr. Ferahim Yeşilyurt, kadınların en çok kurdukları 12 cümle ile kendi kendilerini sabote ettiklerini belirtiyor:
• Diğerlerinden farklıyım, onlar daha akıllı. • Ben zaten her zaman geriden giderim. • Keşke daha güzel olsaydım (güzel değilim). • En iyisi olmalıyım. • Keşke daha zeki bir kadın olsaydım. • Herkes benden daha çok çalışıyor. • Ben beceriksizin tekiyim. • Hafızam pek iyi değildir. • İsimleri aklımda tutamam. • Benden bir şey olmaz. • Çok sinirliyim, dengesizim, dağınığım. • Korkağın tekiyim. İç Sesimizin Tonunu Annemizin Tavrı Belirliyor Çocuklar konuşmaya ilk başladıklarında yapacaklarını tek tek ifade ederler. ‘Kamyonu alıyoruz, oyuncağı üzerine koyuyoruz’ gibi. Bir süre sonra bu konuşmalar yok olur. Yaşamımızdaki ilk konuşmalar anne ve yakın çevrenin etkisiyle oluşuyor. Dr. Ferahim Yeşilyurt'a göre, eğer endişeleri nedeniyle korumacı bir anne yanında büyüyorsanız, çevresel konuşmalar bu doğrultuda oluşuyor. Karamsar bir anneniz varsa siz de olaylarla ilgili karamsar konuşmalar yapmaya başlarsınız. Bir süre sonra ise bu iç konuşmalarınızı başkaları duyamaz. Ama kendi içinizde devam eder gider.
Çocukken anneniz izin vermemesine rağmen bardaktan su içmeyi istediniz. Suyu içerken bardak elinizden kaydı ve yere düştü. Yerlere su ve cam parçaları dağıldı. Eğer anneniz “Aptal çocuk seni. Sana söyledim değil mi içemezsin diye, ortalığı berbat ettin” biçiminde konuşursa siz de bu konuşma tarzından etkilenirsiniz. Anneniz olaya daha sakin de yaklaşabilir. “Şimdi içemiyorsun ama biraz büyüdüğünde tek başına bardaktan su içebilirsin” biçiminde konuşursa daha umutlu bir konuşmayı öğrenmiş olursunuz. 40 Kere Söyleyince Oluyor!
İç konuşmaların öğrenilmesi zamanla olur. Birkaç kerelik yapılan konuşmalardan çok, zaman içinde sürekli tekrarlanan konuşmalar daha fazla yerleşir. Çünkü öğrenmede tekrarın yeri büyüktür. Burada da yapılan tekrarlayıcı konuşmalar olumsuz düşüncelerin yerleşmesine neden olur. Kendi kendini sabote eden kişiler kendileriyle olumsuz iç konuşmalar yapmaktadır. Yapılan bu konuşmalar ise yaşadıkları kaygı ve üzüntüleri artırmaya yarıyor.
Psikolog Yeşilyurt, kendi içimizde gerçekleşen bu olumsuz iç konuşmaları değiştirmenin mümkün olduğunu, dünyadaki pek çok uzmanın bu görüşü paylaştığını söylüyor. Çocukluktan itibaren kendi kendimize yaptığımız olumsuz iç konuşmalar zaman içinde otomatikleşir. Ve kolaylıkla olumlu biçime dönüştürülemez. Bu nedenle arkadaşlar ve aileler tarafından “Yanlış düşünüyorsun, öyle düşünme, abartma” gibi o anki olumsuz iç konuşmalarınızı değiştirmeye yönelik çabalar işe yaramaz. Hatta bazen sizi daha fazla kızdırabilir. Bu nedenle eğer kendi başınıza bu sorunların üstesinden gelmekte zorlandığınızda bir uzmandan yardım almanız faydalı olacaktır. Kendi kendinizi sabote etmekten kurtulmak için şu soruların yanıtlarını arayabilirsiniz: • Bu düşünce için ne gibi kanıtlarım var? • Bu durum için başka bir bakış açısı olabilir mi? • Kendinize gerçekçi olmayan standartlar mı belirliyorsunuz? • Sorunlarla baş edebilme yeteneğinizi mi küçümsüyorsunuz?